A

A'lâ :Daha iyi, üstün yüksek
A'lem (a'lem) :Pek bilgin, daha bilgin
A'zâr :Özürler
Abd (abid) :Kul, köle
Aciz :Güçsüz
Ad :Sayma, sayılma
Ad edilir :Sayılır (öyle kabul olunur
Aded :Sayı, tane
Âdetâ :Sanki
Adide :Bir çok, kir kaç, birden çok
Âdiyyen :Adet (gelenek, hukuk)üzere
Âfine :Yukarıki
Ağlebi ihtimâl :Çok mümkün (İhtimâl:Olabilir)
Ağniyâ :Zenginler
Âhar :Başkası, başka
Ahfâd :Torunlar
Âhır :Sondaki, son
Ahkâm :Hükümler, etkiler, buyruklar
Ahkâmı vesâyâ :Vasiyetler hükümleri
Ahlâf :Halefler, sonra gelenler
Ahvâl :Haller (Meseleler, konular, durum)
Ahz :Almak, alınılmak
Ahzu kabza :Alıp tutmak; verilen yetkiden doğacak parayı kullanabilme yetkisi
Akar :Ev, han, çiftlik, bağ, bahçe, tarla gibi mülk
Akarı kebir :Büyük akar
Akd : Anlaşma, sözleşme
Akdem :Önce, evvel
Akdi müzaraa :Ortaklaşa çiftçilik akdi
Âkideyn :Akit yapanlar, (ehadı âkideyn: Akitlerden biri)
Âkil :Akıllı
Akrab :En yakın, daha yakın
Alâ hâlihi :Olduğu üzere (öylece), o durumda
Alâ kader-il-imkân :Mümkün olabildiği kadar
Alâ mâ farazallah :Allah'ın takdiri (hak, hukuk) üzere
Alâ tarîk-ıl-vasiyye :Vasiyet yolu ile
Âla vech-il muameletüş-şer'iyye :Hukuki işlemler yolu
Alâleten (esâleten) :Asıl olarak, gerçekte, kendisi
Alâmâtı fâsıla :Ayrıca işaretler
Âlât : Aletler, araçlar
Aleliştirâk :Paydaşlık (hissedarlık) üzere
Alelitlâk :Genellikle, genel olarak
Alelumum :Genel olarak, genellikle
Âlim :Bilgin, bilen, bilici
Âliyye :Yüksek
Amâ :Körlük
Amel :İş yapma (uygulama)
Amm :Emmi, amuca
Ammi zâde :Amuca evlâdı (çocuğu)
An ilmin :Bilerekten
Ârâ :Oylar (mütalâa, tutum)
Asabe :Hısım, akraba
Âsâr :Eserler, yapılan şeyler
Asr : Zaman
Atebei ulyâyı cenâbı mülûmâne :Padişahlık makamı
Atîkat :âzâd edilmiş kadınlar, köleler
Atiyye :Bahşiş
Avdet :Geri gelme, dönme
Ayb :Çirkin, kusur
Ayn :Taşınır veya taşınmaz malın kendisi
Âzâd :Salıverme, salıverilme
Azim :Büyük
Azimet :Gitmek

B

Bâ iradei seniyye :Padişah iradesiyle
Bâ kur'a :Kur'a ile
Bâ muaccele :Muaccele ile
Bâ re'y :Oy (Onay) ile
Ba'd, ba'de :Sonra
Ba'de :Sonra
Ba'de vefâtihi :Onun ölümünden sonra, o öldükten sonra
Ba'de zemân :Bir süre sonra
Ba'dehu :Ondan sonra
Ba'del bülûg :Baliğ olduktan (yetiştikten) sonra
Ba'del half :Yeminden sonra
Ba'del murâfaa :Duruşulduktan sonra, duruşmalı olarak
Ba'deliktizâ :İktizadan sonra, (gerektiğinde)
Ba'del-inkirâz :Tükendikten sonra
Ba'deliskat :Düşürüldükten sonra
Ba'delispât :İspattan sonra
Ba'delkabz :Aldıktan (tesellümden) sonra
Ba'delkat' :Kestikten (kesildikten) sonra
Ba'delvefât :Öldükten sonra
Bâ'demâ :Bundan sonra, bundan böyle
Ba'derred :Redden sonra, Reddettikten (geri ittikten) sonra
Ba'de-s-sübut :Sâbit olduktan sonra
Bâ'de-z-zımân :Tazminden sonra
Bâb :Kapı, kitabın (fasıldan büyük) bölümü
Bâbı vakf :Vakıf kapısı (vakıf meselesi)
Bağsub-ün-minh :Gasb etmiş olan
Bahs (bahis) :Söz etme
Baîd :Uzak
Bâki :Var
Bâlâ :Yukarı, yüksek
Bâlig :Yetişkin, yetişmiş, ergin
Bâligan mâ belâğ :Yeterin üstünde, ziyadesiyle
Bâni :Bina eden, bina yaptıran
Batıl :Boş, gerekmez, yerine getirilemez
Batn (batın) :Karın, kuşak
Batnı evvel ve sânî :Birinci ve ikinci kuşak
Bâyi :Satan
Bedeli misl :Çarşı pazardaki (râyiç) değer
Belde :Şehir, kasaba, ülke
Benât :Kız evlatlar
Bendegân :Köleler (sadakatla bağlı olanlar)
Ber Hayât :Hayatta, sağ
Ber vechi meşrûh :Açıklandığı üzere
Ber vechi muharrer :Yazılı olduğu üzere
Ber vechi mülkiyyet :Mülkiyet üzere (suretile)
Ber vehci şer'i :Hukuk yolu ile (hukuki surette)
Berât :Ferman
Berî :Salim, azâde, kurtulmuş
Beru (Türkçe) :Beri
Beyân :Bildirme
Beynel fukaha :Hukukçular arasında
Beynel verese :irasçılar arasında
Beynennâs :Halk arasında
Beyn-eş-şürekâ :Ortaklar arasında
Beynimizde :Aramızda
Beyninde :Arasında
Beynlerinde :Aralarında
Beytülmal :Devlet Hazinesi
Beyyine :Delil
Bezâziztân :Bedesten
Bezl :Gönülle cömertçe harcama (verme)
Bi :İle
Bî garaz :Garazsız, kasıtsız
Bî iştibâh :Şüphesiz
Bî kudret :Kudretsiz, varlıksız, güçsüz
Bi-aynihi :Tıpkı, onun gibi
Bidûnilistiglâl :Gelir sağlanmaksızın
Bi-dûn-it-temellük :Temellüksüz
Bi-dûn-it-tescil :Tescilsiz
Bieyyi hâl :Her halde, elbette
Bi-hak-kil-mürâfaa :Dava (hüküm) ile
Bi-hükm-il-vasiyye :Vasiyyet hükmü ile, vasiyetin gereği ile
Bilâ :Siz, sız
Bilâ izn-il-mütevelli :Mütevellinin izni olmadan
Bilâ re'y-il-hâkim :Hakimin hükmü olmaksızın
Bilâ şart :Şartsız
Bilâ tevcih-il-hâkim :Hakimlikçe atanmaksızın
Bilâ veled :Çocuksuz
Bilâd :Beldeler ülkeler
Bilâdı selâse :Üç belde (Eyüp,Üsküdar,Beyoğlu)
Bilâkis :Aykırısı (aykırı) olarak, zıddına
Bilbeyyine :Delil ile
Bilicâreteyn :İcareteynle (icareteynli olarak)
Bilkülliyye :Büsbütün, biteviye
Binâen alâ hâzâ :Buna göre
Binaenaleyh :Buna göre, bu anlam üzerine (ile)
Binâi mehdum :Yıkılmış bina (yapı)
Binnefs :Kendisi
Birrızâ :Rıza ile, rızası ile
Bisseviyye :Eşitlikle, eşit olarak
Bi-şart-ır-rücu' :Dönme şartile
Bi-tarik-il-iktiza :Gerekli (uygun) yol ile
Bitteâti :Biribirine vermekle (karşılıklı verişerek)
Bi-t-teba' :Uyarlıkla, uydurulmakla, ardınca götürülerek
Bitterâzi :Karşılıklı rıza ile, uyuşarak
Bizzât :Doğrudan doğruya, kendisi
Butûn :Batınlar, kuşaklar
toolbar powered by Conduit